Çalışma Alanlarım

EMDR Travma Terapisi

TRAVMA TERAPİSİNDE ETKİLİ BİR YÖNTEM : EMDR TERAPİSİ

İnsanın büyüme ve olgunlaşma yolculuğunun önemli bir parçası olan travmalar hayatımızın kaçınılmaz yaşantılarıdır. Travma, geçmişte yaşadığımız ve şu anda hatırladığımız an bize ciddi düzeyde rahatsızlık veren, kendimizi huzursuz hissetmemize neden olan, unutmak için kendimizi zorladığımız ve üzerimizdeki etkisi ile bizim bugünümüzü de etkileyen her tür önemli yaşam olaylardır.

Yaşam travmalarımızdan bazıları kaza, doğal afet, ölüm,kayıp,şiddet,taciz ve tecavüz,saldırı ve şiddetli tehdit altında kalmaya dair büyük travmalarken, bazıları,aşırı eleştirilme, psikolojik azar,alay edilme, küçük düşürülme  ve şiddete reddedilmeye maruz kalma ,ihmal ve önemsenmeme gibi daha küçük travmalardır.

Bir yandan hayata bakışımızı şekillendiren kişiliğimizi olgunlaştıran zorlayıcı olaylar bir yandan da zihnimiz tarafından sağlıklı işlenemediğinde;

Ya içimde bir şey var atamıyorum sanki, hep var ve orada beni rahatsız eden bir şey ne olduğunu anlamlandıramıyorum. 

Bilinçaltımda bir şeyler var ama ne olduğunu bilemiyorum.

-Ya niye hep böyle yapıyorum böyle yapmamama gerektiğini biliyorum ama hep aynı şeyi yapıyorum hep bu korkunç duruma düşüyorum

gibi  düşüncelerle  çözülmemiş bilinçdışı sorunlar olarak bugünümüzü zorlaştırmaya devam eder. Bu cümleler bilinçdışı tarafından yönlendirilen kişilerin cümlelerinden bazılarıdır.

Travmatik yaşantılarımızın sağlıklı biçimde zihnimiz ve bedenimiz tarafından işlemlenmesi hem geçmişi yeniden anlamlandırmamıza özgürlükle geleceğe ilerlememize hem de bugün yaşadığımız anların huzurunu hissetmemize yardımcı olur.

Geçmişte yaşadığınız acı bir olay veya unutmaya çalıştığınız halde sık sık zihninize gelen rahatsız edici düşünceler büyük veya küçük travmalarınızdan kaynaklanır. Yaşadığınız olaylar sonrası geliştirdiğiniz stres bozukluğunun (kaygı, korku, kaçınma, depresyon, öfke, mutsuzluk vb )  belirtileri ,olay geçse de sizinle birlikte ilerlemeye devam ediyor olabilir.

Dünya Psikiyatri Birliği tarafından son yüzyılın en önemli tedavi yaklaşımlarından olan EMDR yöntemi büyük ve küçük travmaların çözümlenmesinde en etkili yollardan biridir.

EMDR Yöntemi ile travmalarınızın temizlenmesi sizin geleceğe daha güvenle ve umutla adımlar oluşturmanızda  oldukça etkili olacaktır.

EMDR Terapisi psikolojik iyileşmeyi nasıl sağlar?

EMDR Terapisi , bilimsel olarak Adaptif Bilgi İşleme Teorsine dayanmaktadır. Terapi yönteminin bilimsel olarak psikolojik iyileşmeye etkilerine dair yapılan bilimsel çalışmalar travma sonrası stres bozukluklarından diğer bütün psikolojik sorunlara dair olumlu  ve umut verici sonuçları ortaya koymaktadır. EMDR uygulamaları esnasında göz hareketleri ile beyne verilen uyarıcılar sonrası beyindeki sinirlerarası etkileşimi ve işlemlemeyi sağlamak üzerine çalışılır. Yaşamın travmatik anlarında sinir sistemine hapsolan duygular ve bu zor anlarında gelişen inançlarla (Ben yetersizim,ben değersizim,ben çaresizim, ben tehlikedeyim, ben kötü biriyim vb ) kişiye bir benlik algısı oluşturur bu benlik algısı zaman içnde kişiyi sürekli zor duruma düşüren bakış açılarının devamlılığını sağlar. Kişi hep aynı yönde hareket ettiği için hep benzer sorunlar birbirini tekrarlar. Örneğin çocukluğunda babası tarafından gözlerine bakılarak şiddetli bir dayağa maruz kalmış bir kişi büyüdükçe insanlarla göz göze gelmekten kaçınabilir ve işyerinde idarecisinin her türlü gerginlik anında ben yetersizim inancı ile korku ve güvensizliğe boğulabilir.

Ruh sağlığımızı etkileyen travmatik bir olay  yaşadığımızda normal bilgi işleme süreci tamamlanmayabilir. Çünkü yoğun olumsuz duygu ya da kopma anları yaşamak bilgi işlemeyi engelleyebilmektedir. Bu durum diğer anı ağlarında faydalı olabilecek adaptif bilgilere ulaşmayı önlemektedir. Örneğin, tecavüze uğrayan birisi mantıklı olarak düşündüğünde suçun kendisinde olmadığını ‘bilir’ ancak bu bilgi hissettiği suçluluk duygusu ile bağlantı kurmamıştır. Bu yüzden bu anı uygun bağlantılar kurulmadan hafızada depolanacak ve birçok kısmı halen yeterince ele alınmamış olarak kalacaktır. Bu kişi daha sonrasında olayı düşündüğünde ya da bu olayı hatırlatan tetikleyicilerle karşılaştığında kişi olayı sanki yeniden yaşıyor gibi hissedecek ya da çok yoğun duygular ve bedensel hisler hissedecektir.

İnsan bedeninin fiziksel yaraları iyileştirici bir bağışıklık sistemi olduğu gibi ruhsal yaralarımızı iyileştiren ruhu korumak üzere çalışan bir beyin ve sinir sistemi vardır. Travmalar beynin kendini koruma ve işlemleme yapma sistemine zarar vererek beyinde tıkanmalar oluşturur.

EMDR  beyne ses,ışık ve hareket yoluyla verdiği uyaranlarla beyni ve sinir sistemini harekete geçirerek bedenin içinde haps olan duyguların dışavurulmasına imkan sağlar, öncelikle yaşadığı bu olaya dair duyarsızlaşan zihin çalışmaya devam ettikçe kendine farklı bakış açıları kazandırır ve iyileşmeye başlar.Bu sebeple EMDR seansları sonrası danışanlar,içimden bir şey çıktı sanki, burada bir şey vardı düğüm gibi yok şimdi, çok hafifledim bu olay beni artık hiç rahatsız etmiyor ,çok iyi hissediyorum kendimi gibi cümleler kullanırlar.

EMDR birçok psikoterapi yöntemini sistematik bir alt yapı içerisinde kapsayan bütüncül bir terapi yaklaşımıdır. Ve EMDR uygulayıcısı terapistlerin en az birkaç terapi tedavi biçiminde profesyonelleşmesini gerektirir.  EMDR terapisinde psikodinamik, bilişsel davranışçı, yaşantısal, fizyolojik ve etkileşimsel terapi yaklaşımlarından yöntemler kullanılmaktadır. Bu çeşitlilik EMDR’nin en önemli avantajlarından birisidir. Terapi sürecinde sadece düşüncelere odaklanılmamakta, duygular, bedensel hisler ve bağlantılı anılar gibi birçok boyutta ele alınmaktadır.

EMDR terapisi hangi sorun durumlarında kullanılmaktadır?

EMDR terapisinin travma sonrası stres bozukluğu yanında çocuk, ergen ve yetişkinlerde birçok farklı problem türünde de iyi sonuçlar verdiği görülmüştür. Aşağıdaki problem türleri EMDR terapisinin sıklıkla kullanıldığı sorun alanlarıdır.

  • Tüm Travmatik Yaşantılar (Cinsel Taciz, Tecavüz, Fiziksel Şiddet, Psikolojik Şiddet, Doğal Afetler, Aldatılma, Aldatma, Terkedilme vb.)
  • Depresyon
  • Kaygı Bozuklukları (Panik bozukluk, Yaygın Kaygı Bozukluğu, Obsesif Kompulsif Bozukluk vb.)
  • Fobiler ve Korkular (Sosyal Fobi, Yükseklik Korkusu, Uçak Korkusu, Agorafobi vb.)
  • Uzun Süren Yas
  • Kendilik Değer ve Özgüven Problemleri
  • Performans Kaygısı (Sınav Kaygısı vb.)
  • Öfke ve Stres Yönetimi
  • Psikolojik Kökenli Fiziksel Rahatsızlıklar (Migren,huzursuz bağırsak,huzursuz bacak sendromu )
  • Kilo Kontrolü ve Yeme Bozuklukları
  • Beden Algısı Bozuklukları

EMDR terapisine kaç seans devam etmek gerekiyor?

EMDR terapi sürecinde yürütülecek seans sayısı problem türüne ve danışanın yaşam öyküsüne bağlı olarak değişmektedir. Bunun yanında EMDR terapisinin uzunluğu ile ilgili yapılan araştırmaların sonuçlarına göre EMDR diğer terapi yaklaşımlaır ile karşılaştırıldığında en kısa sürede danışanın iyilik hislerini ve travmatik anılarını çalışmada için tek bir travmatik anısını ele alıp sindirebilmek ve hatırlandığında rahatsızlık vermeyen bir noktaya getirebilmede en kısa uygulamalardan biri olduğu söylenebilir.  Terapinin uzunluğu, danışanın üzerinde mutlaka çalışılması gereken zor ve örseleyici anıların sayısına ve kişinin ilerleme ve kendini iyileştirmeye dair ortaya koyduğu ve terapisti ile işbirliği gibi bir çok etkene de bağlıdır.

KAYNAKÇA:

The EMDR Institute (Uluslararası EMDR Enstitüsü) ve EMDR-TR Derneği
Shapiro,F.(2016). EMDR.Okuyan Us Yayınları

Share Tweet Pin It +1
Önceki YazıDikkat ve Öğrenme Terapisi
Sonraki YazıÇocuk & Ergen Aile Danışmanlığı

Henüz Yorum Yapılmamış

Bir Yorum Yazın